17 Ekim 2011 Pazartesi

hepsi bu

Noktalanması gereken herhangi bir dönem yoktur. Yaşam sürerken önüne gelen yol ayrımlarında yeni standartlar kabul edilir ve dönem diye tabir edilen ortam geride kalır ki kalmalıdır da ilerleyebilmek için. Çabalamanın anlamı yok.

Öte yandan dönem dışı yani herhangi bir ortama mâl edilemeyen, bünye ile bir bütün olan parçalar, değişen şartlara uyum sağlanırken de yanında taşınır, aslını ya aynen muhafaza eder ya da gerekli bir oryantasyon süreci geçirir.

Geride kalanlar, eski koşulların şekillendirdiği yeni dönem için mazi olarak kabul edilir ve peşinden sürüklenemez. Aynı zamanda mazi noktalanamaz, yaşanmamış sayılamaz, süreklide yaşanmaz, sadece anılarda kalmalıdır, hepsi bu.

f.w.

8 Eylül 2011 Perşembe

yağmur

Ankara ya usul usul yağmur yağıyor
Ne kimse görüyor, ne kimse duyuyor
Ankara ya usul usul yağmur yağıyor
Biliyorum çünkü ıslanıyorum,
Neden kimse aldırmıyor?

Ankaraya usul sul yağmur yağıyor
Gök gürültülü sağnak
Hayır kimse farkında değil
Yanaklarım sırılsıklam ama yağmurdan
Gök gürültüsü kulaklarımı uğuldatıyor, kimse duymuyor ama
Hıçkırıyorum.
Yastığım bile sırılsıklam, kimse aldırmıyor
Anlamıyorum, alışkınlar herhalde.

Ankara ya çılgın yağmur yağıyor,
Herkes kaçışıyor, ıslananlar bile var,
Şaşırıyorum, çünkü ben kaçmıyorum zaten daha kurumamıştım bile.
Şimdi farklı olan ne, yine yağmur yağıyor.
Ama olsun artık yalnız hissetmiyorum, korkmuyorum.

Ankara’ya da hep yağmur yağıyor
Bazen kimse aldırmıyor, bazen sağnak hissediyorlar.
Ben hep ıslanıyorum ama alışırım bunada.
f.w.

Ey Oğul

Ey Oğul

Ey Oğul, Beysin...
Bundan Gayrı Öfke Bize; Gönül Almak Sana
Suçlamak Bize; Katlanmak Sana
Acizlik Bize; Hoş Görmek Sana
Kem Göz, Şom Ağız Bize; Bağışlamak Sana
Üşengeçlik Bize, Gayretlendirmek Sana
Bölmek Bize, Bütünlemek Sana
Çatışma, Geçimsizlik, Anlaşmazlık Bize; Adalet Sana Düşer
Ey Oğul, Beysin... Güçlüsün, Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamlısın
Ancak, Bunları Nerede Ve Nasıl Kullanacağını Bilmezsen;
Öfken Ve Nefsin Bir Olup Aklını Yener
Sabretmesini Bil, Vaktinden Önce Çiçek Açmaz
Açık Sözlü Ol, Her Sözü De Üstüne Alma
Sevildiğin Yere Sık Gidip Gelme
Ananı, Atanı Say :Bilesin Ki; Bereket Büyüklerle Beraberdir
Oğul Üç Kişiye Acı;
Cahiller İçindeki Alime,
Zengin İken Fakir Düşene,
Hatırlı İken İtibarını Kaybedene...
Şunu Da Unutma! İnsanı Yaşat Ki, Devlet Yaşasın...
Ey Oğul! Yaşça, Bilgice Senden Büyük Olabiliriz.
Ama Sen Bey’sin :Biz Senin Yanında, Senin Emrindeyiz...
Bunu Bilesin... Lakin Unutma!
Yüksekte Yer Tutanlar Aşağıdakiler Kadar Emniyette Değildir...
Haklı Olduğuna İnanıyorsan Mücadeleden Korkma:
Yılgınlık Gösterme...
Bilesin Ki! Atın İyisine Doru, Yiğidin İyisine Deli Derler!
Yolun Uzun, İşin Çetin, Yükün Ağırdır...
Allah Yardımcın Olsun.

Şeyh Edebali (1299)

7 Eylül 2011 Çarşamba

artık sus dediler

Artık susma vakti geldi dediler, son cümlelerini toparla, konuşmak için yeterince vaktin vardı hatta fazlasıyla anlatmışsındır derdini, tabi vedalaşmak için sana vakit veriyoruz işte, de diyeceğini ama kısa sürsün.

Peki bi deniyim dedim son sözlerimdi, çok dikkatli olmalıydım ama düşünecek vaktim de yoktu hani biraz da böyle sınırlayınca panikte oluyor insan. Ama vakit az, son sözler, geçmiş ne olursa olsun sanki geleceği o an belirleyecektim,…

Başladım konuşmaya ama sanki herşey aynı, ne bir heycan ne de başka birşey, hep yaptığım konuşmaları tekrar ediyormuşum gibi hissetmekten kendimi alamıyordum. Sanırım yine yapamadım yine üstünden sürdürdüm ki konuşmayı hiç farklı bir heyecan bir sıkışma hali ne de duygu patlaması hiç bir değişik hal görmüyordum kendimde. Evet uzatmamam gerek zaten hep konuşmuşumya bunca zamandır, sadece bir veda… ama öyle olmuyordu sıradandı herşey sanki ertesi günle alakalı bir plan yoktu ertesi gün yani yarın uyuyup uyanmak demekti sadece bu kadar başka bir anlam ifade etmiyordu o anda. Konuştum, konuştum, konuştum…

Bitti dediler artık sus senin burda ki vaktin doldu, yeter konuştun, yorulmadın mı?

Neydi bu şimdi konuşacak herşey bitti diyorlar, konuşamazsın diyorlar, sus artık diyorlar… ama hala konuşuyor tıpkı eskisi gibi evet ben duyuyorum susmadı hala, sadece ben duyuyorum ve yasakya konuşmak, dillendiremiyorum. En kötüsüde bu muydu acaba? kendim konuşup kendim dinlemeye başladım.

Aman neyse bende sıkıştırmiyim.

Konuş bakalım anlat derdini dedim.

Başladı anlatmaya, sanki bu sefer farklıydı, hissediyordum, içim sıkışıyordu, boğazım düğümleniyordu, gözlerimde yaşlımı ne bir ıslaklık hissediyorum yüzümde,…

Yok artık galiba vedalaşma dedikleri buydu, ne yani kendimle mi vedalaşıyordum? Anlayamıyorum hala, neden susturdular sanki beni? ( aslında susturmadılar, sadece dinlemeyi kestiler.) Susmuyor işte, artık eskisinden de fazla konuşuyor ve lafları o kadar sert ki beni yıpratıyor, tahammül edemiyorum. Olsun ben bana yaptıklarını yapmayacam ona susmak isteyene kadar konuşsun dinlerim ben, eee nede olsa benim canım yandı bari o yanmasın.

Yeni hayat!

Alışıyorum buna da iyikide koyvermemişim, iyikide böyle olmuş diyemedim daha ama alışmaya başladım tadı daha yavan geliyor ama ileride böylesi daha iyiymiş derim belki. Umut, sanki tek yitirmediğim şey iç sesimden başka.

Zaten son konuşma ne kadar da saçma, ki benim gibi hep derdini yarım yamalak, üstü kapalı anlatan bir insan için mümkünmü son dakikada yaşadığı herşeyi tüm duyguları ile anlatsın, ha bide karşı tarafı etkilesin. Olmaz öyle şey tabi birdaha bana son lafın ne diye sorsalar (idam mahkumu olsam bile) o anda susmuş gibi yapıp başlayacam içimden konuşmaya herzaman ki gibi.

Eee ne demişler ‘su testis su yolunda kırılır.’, son dakikada olduğumdan farklı biri gibi yapıp yüklenmeye de yeltememeliydim bile, hakettiğim herşeyi evvelden hak ettim ya, son dakika iman edip ne olmasını bekliyeceksinki?, hatta son dakikaya kadar bekleyen adam o dakka geldiğinde istesede daha once inkar ettiği için iman etmeyide bilemez, beceremez.

Anlatmıştım ben herşeyi sadece fazla özenmediler beni dinlerken, onlar kaybeder. Aman ne yapiyim kaldım başbaşa bu adamla azda olsa egosunudamı şişirmiyim, bana da hakverin, sefil de olsam bende insanım ki sefil filan da değilim…

f.w.

5 Eylül 2011 Pazartesi

Tadı kaçmış..


Gazı kaçmış kolanın tadı gibi,
Başlarda güzel artık tadı kaçmış..
Benim gene kana kana içesim var;
Sanki çölde sürünmüşüm yıllardır..
Gazsız şekerli siyah suyu içip;
Yok yere, gereksiz geğiresim var ..
Suya muhtaç günlere inat sanki;
İçip litrelerce, işeyesim var..
**//11//**
201109020256